19 Haziran 2009 Cuma

Dünyaca inlü sürdürülebilir kalkınma uzmanından iş dünyasına tavsiyeler..


Günümüzde özel sektörün dünyanın ve insanlığın geleceği için hayata geçireceği toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınma projeleri büyük önem taşıyor. TÜHİD’in konuğu olan Novartis Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Klaus Leisinger, “İletişimin Sürdürülebilirliği” başlıklı konferansta, iş dünyasına önemli tavsiyelerde bulundu.Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Konferansları’nın ikincisi 5 Haziran 2009 tarihinde Hyatt Regency Otel’de gerçekleştirildi. Toplumsal sorumluluk alanında dünya çapında çok sayıda projeyi hayata geçiren ve Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Baş Danışmanı olan Novartis Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Klaus Leisinger’in konuşmacı olduğu konferansa, iletişim sektörü temsilcileri ve basın mensupları katıldı.



Dünyaca inlü sürdürülebilir kalkınma uzmanından iş dünyasına tavsiyeler..Günümüzde özel sektörün dünyanın ve insanlığın geleceği için hayata geçireceği toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınma projeleri büyük önem taşıyor. TÜHİD’in konuğu olan Novartis Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Klaus Leisinger, “İletişimin Sürdürülebilirliği” başlıklı konferansta, iş dünyasına önemli tavsiyelerde bulundu.Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Konferansları’nın ikincisi 5 Haziran 2009 tarihinde Hyatt Regency Otel’de gerçekleştirildi. Toplumsal sorumluluk alanında dünya çapında çok sayıda projeyi hayata geçiren ve Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Baş Danışmanı olan Novartis Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Klaus Leisinger’in konuşmacı olduğu konferansa, iletişim sektörü temsilcileri ve basın mensupları katıldı. TÜHİD Başkanı Fügen Toksü, yaptığı açılış konuşmasında ikincisini gerçekleştirdikleri TÜHİD konferanslarının iletişim sektörüne katma değer sağladığını ve bu etkinliklerin devam edeceğini belirtti. Toksü, “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramının, bir şirketin kurumsal davranış biçimini ve kimliğini, buna bağlı olarak da şirketin ulusal ve uluslararası pazarlardaki itibarını sorgulattığını belirtti. İDA ve TÜHİD’İn ortaklaşa gerçekleştirdikleri “2.İletişim Hizmetleri Algılama Araştırması”nın sonuçlarından da bahseden Toksü, İş hedeflerine ulaşmada en önemli 7 iletişim hizmeti sıralamasında ilk sırada Kurumsal İtibar yönetiminin geldiğinin altını çizdi. Araştırmanın çarpıcı sonuçları arasında, iletişim danışmanlarından son iki yıldır en fazla talep edilen hizmetler içinde ikinci sırayı Kurumsal Sosyal Sorumluluk kavramının yer aldığı, 2 yıl sonra önemli olacak iletişim hizmetleri sıralamasında ilk sırada itibar yönetimi, altıncı sırada kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları yer aldığını, şirketiniz kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetinde bulunuyor mu sorusuna yöneticilerin %74’ünün evet cevabı verdiğini belirtti.“Şirketler dünyanın gerçeklerine uygun çözümler üretmeden itibar kazanamaz”Prof. Dr. Leisinger’i kürsüye davet eden Fügen Toksü Leisinger, ekonomik kriz dönemlerinde kurumsal sosyal sorumluluğun önem kazandığına ve şirketlerin toplumsal sorumluluğa daha çok yatırım yaparak sürdürülebilir kalkınmaya daha fazla önem vermeleri gerektiğini belirtti. Leisinger, dünyada fakirlik ve geri kalmışlık göstergelerine değinerek, dünya nüfusunun en zengin yüzde 20’sinin toplam gelirin yüzde 85’ini alırken, dünya nüfusunun en fakir yüzde 20’si toplam gelirin yüzde 1,4’ünü paylaştığını söyledi. Bununla beraber, günümüzde 2 buçuk milyar insanın günlük gelirinin, 2 doların altında olduğunu ifade eden Leisinger, tüm dünyada ortalama yaşam süresi giderek uzarken Afrika’nın fakir ülkelerinde bu sürenin 45 yaşın altında seyrettiğine dikkat çekti. Leisinger, dünyada her yıl 500 binden fazla kadının doğum esnasında yaşamını yitirdiğini ve yılda 10 milyondan fazla çocuğun önlenebilir ya da tedavi edilebilir hastalıklardan dolayı öldüğünü söyledi. Bu veriler ışığında, şirketlerin, öncelikle her alanda olduğu gibi toplumsal sorumluluk alanında da yasal zorunluluklarını yerine getirmelerinin zamanla bunun ötesine geçerek bu alanda katma değer yaratmalarının ve sürdürülebilir kalkınma projeleri üreterek, bunlara liderlik etmelerinin kurumsal itibarın ön koşulu olduğunu ifade etti.

...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

TÜHİD-İDA İletişim Hizmetleri Algılama Araştırması sonuçlandı

İletişimin iş sonuçlarına etkisi artıyorTÜHİD-İDA İletişim Hizmetleri Algılama Araştırması’na göre Türkiye’de şirket CEO’ları ve iletişim yöneticileri, iletişimin iş sonuçlarını olumlu etkilediğini düşünüyor.
Bu amaçla iki yıl öncesine göre daha fazla iletişim hizmetleri, reklam, itibar yönetimi ve medya ilişkileri hizmeti aldıklarını belirtiyorlar.
İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu yıl ikincisi yaptırılan “İletişim Hizmetleri Algılama Araştırması” sonuçlarına göre şirket CEO’ları kurumsal iletişime son yıllarda daha fazla zaman ayırıyor ve iletişimin iş sonuçlarına olumlu katkısına daha çok inanıyor. ...
Haberin devamı için tıklayın

TÜHİD MESLEK AHLAKI İLKELERİ

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği üyeleri, halkla ilişkiler mesleğinin profesyonel değerlerini ve itibarını korumak doğrultusunda aşağıda yer alan meslek ahlak ilkelerini benimser, uygular, yaygın ve doğru olarak uygulanması konusunda aktif rol üstlenir.
TÜHİD Üyeleri;
1-Tüm bireylerin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nden doğan haklardan yararlanmaları gerektiği inancından hareket eder ve mesleklerini İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ruhu doğrultusunda icra ederler,
2- Halkla ilişkiler mesleğini, kamuoyu çıkarlarını zedelemeyecek biçimde icra ederler
...
DEVAMI İÇİN TIKLAYIN!!

1972’den bugüne Türkiye Halkla İlişkiler Derneği

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği, Türkiye'deki P.R. uzmanlarını bir çatı altında toplayarak meslek içi dayanışma sağlamak, mesleğin tanınması, yerleşmesi ve gelişmesi yolunda çalışmalar yapmak üzere 1972 yılında kurulmuştur. Kurucuları, Alâeddin Asna, Ahmet Ramazanoğlu, Affan Başak, Ayşegül Dora, Babür Ardahan, Canan Usman, Cüneyt Koryürek, Ender Gürol, Mehmet Akter, Mehmet Turaç, Necdet Günkut, Rıdvan Menteş ve Sağlam Dalaman’dır. Halkla ilişkiler Derneği'ni kuranlar bir uzmanlık alanı olan bu mesleğin sorunlarını ancak geçimini bu işten kazananların, geleceğini bu işe bağlayanların çözümleyebileceğini düşünerek üye alınması konusunda, tüzüğe sınırlayıcı hükümler koymuşlardır. Bunun amacı, derneğin herhangi bir sosyal kulüp değil, mesleğin gelişmesini kendi kişisel yararları içinde gören uzmanların oluşturduğu bir meslek örgütü niteliğine kavuşmasıdır. Bugün dernek üyelerinin büyük çoğunluğu bu hedefi benimsemiş, P.R. mesleğini kendilerine profesyonel kimlik olarak kabul etmiş uzmanlardır.

İzleyiciler